My Blog

17 Senelik Evliliğin Sırrı

Evlilik Nedir ?

Evlilik iki yabancının farklı kültürleri , farklı değerleri , farklı düşünceleri bir araya getiren ve iki ayrı aile öyküsüyle bir araya geldikleri , ruhlarının yarısını tamamlayan o eksiği doldurdukları ve kendilerini yeniden bu hayatta tanımladıkları ve tanıdıkları, yeni ve özel bir yapı … Ya geçelim bunları gerçeklere dönersek ; evlilik kızlar için gelinlik ve tek taş yüzük, erkekler için ise bir sürü masraf demek 😀

İmzadan daha büyük bir mutluluk varsa o da tek taş’tır. Tek taşın da parmağa girmesinden daha büyük bir mutluluk varsa o da whatsapp kızlar grubuna yüzüğün resmini göndermektir.

Ruh eşinizi buldunuz diyelim. Yine de her şey çok zor. Yok evlilik teklifiydi , istemesiydi , ailelerin anlaşması , bir yığın gıybet , nişan dönemi ; yok nişan tepsisi , nişan makası , nişan elbisesi , nişanın nerede yapılacağı , çiçeği , çikolatası , çikolatanın markası, düğünü , gelinliği , damatlığı , düğün yeri , düğün dansı , fotoğraf çekimi , iç çekimler , dış çekimler , makyaj provası ( düğün günü o makyajın bir türlü senin istediğin gibi olmaması ve neredeyse yüzde seksen bütün gelinlerin o gün o kuaförden mutsuz çıkması), gelin başı , gelin arabası ,gelin ayakkabısı, gelin arabasının üzerindeki çiçek ayrıntıları ,  gelin çiçeği , düğün davetiyesi , düğüne kim gelecek listesi , ev eşyaları ,salonu mutfağı , düğün yeri , düğün yerindeki masaların üzerindeki çiçeklerden , hangi anlarda hangi şarkılar çalacak listesine kadar  …

Allahhh 😀 İçim Şişti 😀 İnsan yazarken tükeniyor, yaşamasını düşünemiyorum bile . Evlenmeden zaten tükendi ki bu çift 40 yıl yaşlandı . Yani sanki mutluluk değil mutsuzluğa giden yol gibi geliyor bana .. Bir imza için mi tüm bu maraton ? Bu süreçte çiftin yıpranması da cabası. Yok babam böyle istiyor ne demek senin annen bunu beğenmiyor ? 😀

Ben kızları da anlamıyorum. Bir kız evliliğe neden bu kadar can atar?

Hayatlarını sadece “koca aramaya” adamış kızlar var ya da sevgilisi olmadan asla yaşayamayanlar. Hayat = Koca . Gerçekten bu kadar mı ? Bana çok ters neyse her türlü düşünceye de saygım sonsuz. Kişi nasıl mutlu olursa onun peşinden gitmeli der dururum çünkü hep.

Bence kızlar değil, erkekler Evliliğe can atmalı ama bizim ülkemizde neredeyse kızlar erkeklerin peşinden koşuyor , erkekler naza çekiyorlar kendilerini hatta öyle ki erkeği o  masaya oturtmak kızlar arasında bir başarı bir gurur bir onur bir şan meselesi 😀

Bir insan her gün yemek yapmak , çamaşır yıkamak , evi toplamak , mutfak alışverişi yapmak , ütü yapmak , evi silip süpürmek temizlemek , çocuk yapmak ve her şartta eşine karşı gülümsemek (?) için neden can atar bu kadar ? Hı unutmadan üstüne bir de erkek gibi çalışıp eve para getirmek.

Valla ben bir erkek olsam daha ne isteyim ki 😀 Yemeğim yapılacak , üstüm başım yıkanacak , 5 yıldızlı otel tadında her gün menü çıkacak sofralar kurulacak , toparlanmasına bile elimi sürmeden geçeceğim televizyonumun karşısına ve kimse bana bir şey söylemeyecek çünkü ben erkeğim o kadın.. O yapmak zorunda çünkü kadın yapar. Düşünüyorum da gerçekten daha ne isterdim 😀 Resmen hizmet yağıyor ..

Evliliğin yükünün yüzde 80 ‘i kadında. Tüm sorumluluk kadında. Çünkü bu böyle olmaya daha küçükken başladı bir kere ;

  • Bırak oğlum sen geç babanın yanına, sofrayı kız kardeşin toplar !
  • Oğlum dün gece yoktun eve gelmedin? – Arkadaşımdaydım baba.Aferin benim Aslan Oğluma !
  • Kız 5 dakika geç gelse , Neredeydin kız sen bizi rezil mi edeceksin kolu komşuya !

Halbuki çocukluktan erkeklere de az sorumluk verilse , mesela anne sofrayı kursa , baba toplasa. Çocukta yazmayacak kafasına “aa bu kadın işi , bu erkek işi” diye.

Bir psikoloğa gidince , çocukluğunuza inelim diyorlar ya hani, işte o boşa değil. Toplumdaki tüm kadın cinayetleri , tüm kadına şiddet aslında çocukların yetiştirilme tarzına dayanıyor. Küçükken geçirdikleri travmalar.. Anne Baba olmak çok kolay isteyen herkes olabilir. Önemli olan bilinçli anne babalar olabilmek..

Tüm bunların bilincinde olup , bu kadın işi diye cinsiyet ayırımı yapmayan. Hayat boyu ben senin yanındayım sen de benim yanımda ol diyen , bunu söylemekle değil bir ömür davranışa dökebilecek, sizi dinleyebilen , düşüncelerinize değer veren, sizi bir kadın değil önce insan gibi gören, size kendinizi değerli hissettiren, psikolojisi yerinde , bilinçli ve kendini geliştirmiş , en başta vicdanı olan, size karşı sonsuz saygısı olan eşler,  yol arkadaşları diliyorum.. Saygısı olan diyorum çünkü bence saygı sevgiden de önemli. Görüyoruz ; şahıs karısı öldürmüş katil olmuş neden yaptın diye soru sorulunca da “çok aşıktım” diyor.

Yani aşık olmak marifet değil çok sevmekte olay değil. Olay karşı tarafa zarar vermeden sevebilmek , incitmeden , kırmadan , değerini bilerek sevmek, yani marifet insanı “GÜZEL SEVEBİLMEK”.

nes17 Senelik Evliliğin Sırrı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir