My Blog

Tango Nedir?

Ateş ve Tutkunun Dansı ..

TANGO

Tango tarihte eşlerin birbirlerini tutarak yaptıkları dansların üçüncüsüdür. Kadın ve erkek yüzyüzedir. Erkek kadının sağ elini sol eliyle tutar, sağ eli ise kadına sarılmış vaziyettedir.

Eşlerin birbirlerini tutarak yaptıkları ilk dans, 1830’larda tüm Avrupada rağbet gören Viyana valsidir. Viyana valsinden önce yapılan eşli danslar resmi ve biçimseldi. Eşler, daha çok koreografik adımlar atıyorlardı ve ellerin temasından başka bir fiziksel temas ta bu danslarda yoktu. Gerçi La Volta gibi rönesans dansları şaşırtıcı bir biçimde yakınlaşma içeriyordu.

İkinci, içerisinde tutuş barındıran dans ise Polka idi ve 1840’larda moda olmuştu.

Üçüncü dans ise Tango, kendinden önce gelen danslardan köklü bir biçimde farklıydı ve 20. yüzyılda eşli danslarda çığır açmıştı.

Kadın ile Erkek Duyguları Arasındaki Farklar ve Tango

Tango duyguların dans ile ifade ediş biçimidir. Hüzün, aşk, öfke, kıskançlık, sevgi. Aşkın içinde de tüm bu duygular vardır. Bir ilişkide kadın da erkekte aynı anda farklı duygular yaşayabilir ve tüm bunları kimisi içine atarak kimisi sözel olarak ifade eder. Örneğin kadınlar daha çok duygularını dile getirerek anlatmak isterken erkekler ise konuşmaktan genelde kaçınırlar. Hisler sadece konuşarak değil, davranış biçimleriyle de karşımızdaki insana aktarılabilir.

Sessiz kalmakta bir davranış biçimidir. İnsan sessiz kalarak karşı tarafa his, yani duygu aktarımını kesmemektedir aksine karşımızdaki insana duygu aktarımı devam etmektedir. Tangoda da durum bu şekildedir. Tangoda sözsüz duygu aktarımı vardır. Sözsüz konuşmalar vardır. Sözsüz duygu aktarımı dans boyunca devam eder. Erkek soru sorar ve kadın cevaplar dansın içinde. Aşk ve tutku susarak yaşanır.

Normal hayatımızda bir sorunun cevabından kaçabilir iken tangoda karışımızdaki insandan kaçış yoktur. Erkekte kadın da o anda cevap vermek zorundadır. Tabi ki burada bahsedilen cevap sözlü değil, davranış biçimine dökülmüş dans hareketleridir. Tangoda kadın da erkekte eş zamanlı olarak duygularını ifade edebilir ve aynı anda karşı cinsten o cevabı alabilir. Tango 4 ayakla bir bütün olmaktır.

Tango Sana İstediğin Maskeyi Giydirir

Tango tutku ve aşkın dansı olduğu gibi aynı zamanda özgürlüktür. İş hayatında karşısındaki insanlara cümle kurmaktan aciz ya da çok çekingen, içine kapanık, fazla arkadaş çevresine sahip olmayan bir kadın düşünelim. Bu kadın tango yapmaya başladığında bambaşka bir insana dönüşebilir. Kendinden emin, kendine güvenen, adımlarını sağlam atan bir kadın olabilir.

Tango istediğin maskeyi sana giydirebilir. O an sahnede sen varsın ve nasıl olmak istiyorsan öylesindir. Kendin gibi. Bu da kadının dişi hissetmesine katkıda bulunduğu gibi kendine özgüvenini de yerine getirir. Bu da kadının erkek ile olan ilişkilerine olumlu şekilde yansır. Aynı şey erkekler için de geçerlidir. Erkeğin erkek ,kadının kadın gibi hissettiği bir sahnedir Tango.

 Sarılmak

Sarılmak bir kadın ve bir erkek arasındaki en samimi duyguların davranışa en içten yolla dökülmüş ifade edilmiş biçimidir. Sarılmak, karşımızdaki insana verdiğimiz güven duygusunun ve sevginin en özü, en samimi yoludur.

Erkek ve kadın arasındaki mesafeyi her zaman kadın belirler.

Tangoda da  durum bu şekildedir. Normal hayatımızda kadın karşısındaki erkek ile mesafesini sözleri ya da davranışlarıyla belirler. Tangoda ise davranış biçimi ön plandadır.

Tango; sözsüz aşkın dansa dökülüşüdür.

Tangoda  kadının “sarılış ve tutuş” biçimi bu sınırı çizer. Tango dünyada çok rahat bir dans gibi görünse de en mesafeli danslardan birisidir.

Tangoda Cinsel Kimlik Lider-Takipçi

Tangoda Lider erkektir. Kadın ise onu takip eder. Erkek figüre karar vererek aklındaki hareketi enerji olarak kadına yansıtır. Bu nokta da erkek lider olarak enerji verirken bu etkiye gelen tepkiyi yani kadının enerjiyi harekete dönüştürüşünü takip eder. Çünkü erkek konuşur ve hemen ardından kadın konuşur. Diyalog ve empati varsa dans da oluşur. Empati, diyalog, konuşmak ve dinlemek, gerektiği yerde ve gerektiği kadar karşımızdaki insanı daha iyi anlamamızı sağlar.

Tangoda cinsel kimlikler iyi oturmalıdır. Tango dünyanın en maço dansıdır. Fakat maçoluğun merkezinde kadını mutlu etmek vardır. Mutlu olan kadın da erkeğini mutlu etmektedir. Tangoda bir erkek erkek gibi bir kadın ise kadın gibi olmalıdır. Kimlikler oturmalıdır. Macana Brothers örneğinde iki erkeğin birbirleriyle tango yaptığı görülse de birinin erkek birinin kadın rolünde olduğu unutulmamalıdır.

Günlük hayatımıza bakıldığında ise kadın ve erkeğin zaman zaman cinsel kimliğini kaybettiğini görmekteyiz. Örneğin gün boyu yoğun çalışma saatleri içerisinde çalışan bir kadın dişilik duygusunu kaybetmeye başlar. Bunun neticesinde ise özel hayatında erkeğiyle olan ilişkisinde aksaklıklar yaşanır. Çünkü taraflardan biri dengeyi kaybetmiştir. Normal hayatımızda olduğu gibi Tangoda da dengeler önemlidir. Cinsel kimlikler sağlam oturduğu sürece dans muhteşem şekilde devam eder.

Aslında eşli dansların bir çoğunda lider-takipçi mantığı vardır. Erkek her zaman liderdir. Kadın ise onu takip eden.. Erkek ne kadar iyi dans ederse kadın o kadar iyi görünür. Dansı henüz çok iyi bilmeyen bir kadınla, çok iyi dans eden bir adamı dans ederken görseniz asla o kadının yeni dansa başladığını anlayamazsınız. Fakat aynı kadını dansa çok hakim olmayan, iyi bilmeyen bir erkekle dans ettiğini görseniz o kadını belki döndürürken yerde bile görebilirsiniz. Kadın aynı kadın. Lider o yüzden çok önemli. Aslında kadının yaptığı tek şey erkeğinden aldığı komutları takip ederek uygulamak.

Özetle lider iyi değil ise rezil de olabilirsiniz , lider iyi ise kraliçe gibi parlaya da bilirsiniz..

Kadın ve Erkek İlişkisine Tangonun Etkileri

Her insanın içinde hem erkeksi hem dişi bir yön vardır. Erkekte erkeksilik ,kadında dişilik ön planda oluyor. Tüm bunlar dengede olduğunda erkek erkekliğini kadın ise kadınlığını hissedebiliyor. Bu şekilde sağlıklı bir iletişim kurarak birbirlerini tamamlayabiliyor.

Erkek yeteri kadar takdir görülmediğinde Kadın çok çalıştığında ve anlaşılmadığında bu denge bozuluyor. Tango bu bozulan dengenin tekrar kurulması için yardımcı oluyor.

Dişilik duygularını ve erkeksi duygularını kaybeden çiftler tangoyla hayat buluyor. Cinsel kimliklerin oturduğu bu dansta dengeler tekrar yerine rahat bir şekilde gelebiliyor.

Romantizm ve Tango

Kadın erkek ilişkisinde duyguların ve hislerin canlanmasını sağlayan harekete geçiren en önemli olgulardan birisi de romantizm.

Günümüzde kadınlar genellikle erkeksi yanlarını ortaya çıkaran işlerde çalışmaktalar. Eskiden kadınlar kadın kadın gibi yaşarken günümüzde kadın da en az erkek kadar sorumluluk almaktadır. Hayat kadının dişilik yönlerini unutturup erkeksi yönlerini ortaya koymaktadır. Bu anlamda kadınlar dişiliklerini kazanmak için eşlerinden yardım bekliyorlar. Bu aşamada ise en iyi yardım romantizm. Kaybettikleri tutkuyu romantizm ile tekrar kazanabiliyor çiftler. Tutku, romantizm yani tango bu aşamada ikili ilişkiler arasında ilaç gibi gelebiliyor.

Tanda – Milonga – Cortina

Tangoda şarkılar 3,4 veya 5’li Tanda denilen gruplar halinde çalınırlar ve aralarda kısa bir süre beklenir. Tandalar birbirinden “cortina” adı verilen aralarla ayrılırlar. Milonga bir müzik türünün ve o müzikle yapılan dansın adıdır. Tango’ya çok yakındır ve her ikisi de aynı kökten gelirler. Milonga sözü ayni zamanda herkesin gece giysileriyle gittiği tango kulüpleri için de kullanılır.

 Milonga ve Dansa Davet..

Dansa davet Kadınlar için de, erkekler için de, dansa davet etmenin eski moda yolu, salonun öbür ucunda da otursa, tanıdığınız biri ya da bir yabancı da olsa, bakışlarınızı dans etmek istediğiniz kişiye çevirmektir. Göz göze geldiğiniz anda bu dansa davettir. Bir gülümseme ya da baş eğme ise daveti kabuldür. Erkek kalkıp kadının masasına doğru gider. Kadın onu pistin kenarında bekler. Bir an karşılıklı dururlar ve sarılarak dansa başlarlar.

Milonga ve Bir Anı..

Belki de tango ve kadın erkek ilişkisi  adlı konuma en yakın araştırmış olduğum gerçek yaşanan bir hikayeyi paylaşmak isterim. Murat Gürmen ile konuştuğumuzda ona tangoya nasıl başladığını sordum ve bana Pariste arkadaşlarıyla gittiği bir milonga gecesinde bir bayandan çok hoşlandığını ve bu dansa olan ilgisini  o an keşfettiğini söyledi. Aradan 5 yıl geçtikten sonra tekrar bir milonga gecesinde tesadüftür ki o bayan ile karşılaştıklarını ve onu dansa kaldırdığını söyledi. Erkeğin o an kadına olan ilgisi ve tangoya olan davetini daha sonra da bunun bir tutku ve aşka dönüşmesini özetleyen güzel örneklerden birisidir.

Ufak bir dipnot düşmek isterim ki ;  Murat Gürmen ile çok güzel bir söyleşi yaptık ve yapmış olduğumuz bu söyleşide bana samimi bir şekilde anılarını anlattığı ve tango üzerine verdiği bütün bilgiler için kendisine çok teşekkür ederim.

Tango vesilesi ile evlenen çiftler

Aşk insanda bağlılık ve tutku duygularını ön plana çıkarır. Tangoda aşkın tüm hislerini zirvede yaşayan uyum içinde dans eden çiftler bunun ömür boyu sürmesi umudu ile hayatlarını birleştiriyorlar. Tango kurslarında tanışıp evlenen çiftlerin sayısının günümüzde artmakta olduğu kadar evliliklerinde problemler yaşayan çiftlerin de tango yaparak tekrar dengeleri sağlayıp bir araya geldikleri görülmektedir.

Tuzakların insanları

Oysa bazı danslar, bazı yaşları bekler. Birine, hiç yüzüne bakmadan bir şey diyebilmek için biraz ihtiyarlamalıdır insan. Tuzaklar oyununu sürdürme sabrı için biraz yaş almalıdır. Ayaklar, birbirine dolanmadan bir sabır oyununu devam ettirmek için kimi yollardan geçmiş olmalıdır. Bu kadar efendice kederlenmek, bir keder dansı yapmak için çalçene acılardan geçilmiş olmalıdır. Bir şeyi çok isteyip de yapmamayı bilmek gerekir tangonun “olması” için. Tango istemek ve istediğini belli etmemek dansıdır biraz. İstemek ve istediğine yaklaşmamakla ilgili. Denizcilerin Arjantin meyhanelerinde “kötü” kadınlarla beraber yarattıkları bu dansın asıl hikayesi, gidecek olanı istemektir. Tango kalıcı olanların değil, hep gidecek olanların dansıdır. Ele geçirilemeyenler arasında bir sessiz bir kavga… Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayan bir kadınla bir adamın dansı… Çok korkan belli etmeyen iki kişinin birbirine meydan okuyuşu… “Sevdim de vermediler” ağlaşması değil, “Ben seni hiç sevmedim” yalanı. Kim önce dökülecek, kim önce teslim olacak sınanması…

Astor Piazzola çalıyor… Aklıma, giden denizcilerin tuzaklarına fena düşmüş, ama hiç düşmemiş gibi yapmış, iki memesinin arasından kan sızarken dönüp giden adama bir kere bile bakmamış kadınlar geliyor. Zor. Tango yapmak için biraz daha büyümek gerekiyor.

İzlemek isteyenlere Tango ve kadın erkek ilişkisi konularına değinen bir kaç film tavsiyesi vereyim ;

Tango “Erişilmezin cazibesi, arzunun sınırları zorlaması”… Daha alışılmış ifadeyle ise Tango, aşkın ve tutkunun dansı… Tango çok farklı bir danstır; asil, ağırbaşlı, kimi zaman öfkeli, kimi zaman ateşli, vazgeçilmez ve tutkulu. Her insan, az çok bu kelimeleri kullanır “Tango” ‘yu tanımlarken. Fakat dans eden için çok daha içeriklidir Tango tanımı. Kimileri içinse Al Pacino’nun Kadın Kokusu filmindeki dansıdır “.

Scent Of A Woman(Kadın Kokusu)

“Did you ever have the feeling that you wanted to go, and still have the feeling that you wanted to stay?

Shall we dance ?(Aşka Davet)

 

Scent Of A Woman(Kadın Kokusu) Filminden bir video bırakmazsam olmaz. İşte Al Pacino işte Tango 🙂

 

 

nesTango Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir